Küçük çocuğun ilk dişinin çıktığını gören veya farkına Varan kişi çocuğa bir hediye almak zorundadır. Çocuğun dişi çıktıktan sonra, ailesi, buğdayı suda içine nohut, bazen de fasulye karıştırılarak pişirilen geleneksel yemeğe "hedik" denir. Hedik komşulara birer tabak dağıtılır. Evine Diş Hediği gelen komşular, hediği getirene, çocuğa verilmek üzere bahşiş veya küçük hediye verirler. Dünyaya gelen çocuğun ailesi güçlükle çocuk sahibi olmuşsa veya daha önce doğan çocukları yaşamamışsa; doğum olayı daha bir sevinle olur. Doğumdan sonra "Şirincelik" denen çerez veya tatlı türü yiyecek dağıtılır, çocuğun saçı yedi yaşına kadar kesilmez. Doğan çocuk erkek ise, yedi yaşına geldiğinde berbere götürülür ve saçı kestirilir. Bu saç ağırlığınca para fakir çocuklara dağıtılır. Kesilen saç saklanır ve oğlan evlenirken hazırlanan yastığın içine konur.
İlçemizdeki geleneklerinden kız isteme olayı her zaman hayırlı bir iş olarak anılmaktadır. Geleneklerimiz, ilçemiz halkının hoş gördüğü şekilde gelişmekte, tarafların memnuniyeti herkesin hoşgörülü ve mutluluğu için yöre halkınca benimsenmiş olaylar zinciridir. Evlenecek genç, evlenme isteği ile bir kızı işaret etmişse, aileden birine bildirir. O kişide aile büyüklerini toplar, uygun düşüp düşmediğini araştırılır. Erkek tarafı uygun görmüşse, kız tarafına samımı olan birisinden haber gönderilir. “Biz kızınızı oğlumuza uygun gördük, sizde uygun bulursanız filan günde misafiriniz olacağız ne dersiniz” denir. Tabi bu işler böle kolay olmaz. Kız tarafı yok olmaz derse, çevreden daha çok sözü geçen kişiler devreye konur iş bağlanmaya çalışılır. Aile büyükleri toplanır kız evine giderler. Kız tarafı büyükleri de toplanır karşılıklı iki meclis kurulur. Hoş-beş hal-hatır ordan burdan derken söz döner dolaşır. Allah’ın emri peygamber efendimizin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz. Denir de, Kız tarafı; Böylesi hayır işler aceleye gelmez. Birde kızımıza soralım ne der, ve o gün öyle geçiştirilir. Kız tarafı karşı aileyi daha iyi tanımak için zaman kazanır. Böylesi işlerin oldu-bittiye getirilmemesine dikkat eder. Kız istemiyorsa, bazı nedenler ortaya konarak nazikçe geri çevrilir. Erkek tarafı olumlu sinyal almışsa yine aynı şekilde aile meclisleri toplanır. Evlenecek kız “gelinlik” misafirlere kahve servisi yapar. Kahveyi içmek kızın verildiğine işarettir. Aksi takdirde kahve içilmez. Ailelerin müsaadesi kadarı ile gençler daha önce görüşmedilerse görüştürülürler. Eskiden derlerdi “ayı mı kurt mu görelim” gerçi günümüzde böyle şeylere pek rastlanmıyor. Geleneklerimizde sevgiye ve saygıya bağlı olarak modern çağa ayak uyduruyor.
Kış mevsiminin yarısı geldiğinde gençler (özellikle köylerde) “Hayadana" çıkarlar. Gençler üstlerine dilenci, cadı, gelinlik, damat giysileri gibi değişik ve komik giysiler giyerek gece vakti evlerin kapılarını çalarlar. Ev sahipleri gençleri içeri alırlar. Gençler oyun oynamaya başlayıp: "Hayadan huyadan Yılan aktı kayadan Verenin bir oğlu olmuş Vermeyenin bir kel kızı Onu da Allah elinden almış” diyerek oyunlarına devam ederler. Ev sahipleri gençlerin torbasına yağ, un, ceviz gibi yiyeceklerden koyar. Gençler bütün evlerden bu şekilde yiyecek toplayıp bir evde toplanırlar. Toplanan malzemelerin hepsinden "Kömbe" yapıp, hep beraber eğlence yaparak yerler.
Hekimhan’da halkı arasındaki birlik ve beraberlik duygusunun en çarpıcı örneklerinden birisi de çocuk görmeye gitme adetinin yaşatılmasıdır. Yeni doğan çocuğu aileyi tanıyan hemen herkes görmeye gider. Çocuğa veya anasına uygun bir hediye ile yapılan ziyarete halkımız çok rağbet eder. Çocuk görmeye gidenler; "Allah analı babalı büyütsün, Allah uzun ömür versin, akıllı fikri olsun" gibi dilek ve temennilerde bulunurlar. Söz kesme diğer bir deyimle sakal öpme, bu olay kız istemeden daha büyük nişandan küçük bir toplantı halıdır. Erkek ve kız tarafının yakın akrabaları kız evinde toplanır. Her iki tarafında misafirlerine yemekler verilir. sohbetten sonra nişan günü karalaştırılır. Her iki tarafında iyi dilekleri bu yemekle pekiştirlmiş olur. Daha doğrusu her iki tarafında akrabaları biri birini tanımış olur. Gençler büyüklerinin ellerini öperler Nişan hazırlıkları başlamış olur. Kız tarafı takı ister eşya ister ev ister vs. uygun görünenler karara bağlanır.
Yeni doğan çocuğun adı doğumdan en geç üç gün içinde konur. 0 gün akşamleyin konu komşudan bir kaç büyük çağırılır. Yapılan kömbe yendikten sonra ailenin büyüğü ya da imam tarafından çocuğun sol kulağına kamet, sağ kulağına ezan okunarak konulacak isim üç kere tekrar edilir. Bu merasime "Ad vurma" denir. Hekimhan ve yöresinde çocuklara konulan isimler; 0 soyun büyüklerinin isimlerinden, İslam büyüklerinin isimlerinden, Türk büyüklerinin isimlerinden seçilmektedir. kız ve erkeklere konulan isimlerden bazıları şunlardır: Erkek isimleri: Ahmet, Ali, Ali Osman, Ali Kaya, Bekir, Battal, Bedir, Bahri, Beşir, Abdullah, Alp Er, Alsin, Cumali, Cafer, Cetal, Asaf, Emin, Emir, Efendi, Emrullah, Demir, Gazi, Halil, Hacı, Hacı Halil, Hacı ibrahim, Hayrettin, Hacı Osman, Hacı Hasan, Hasan, Hüseyin, izzet, Hakan, Durmuş, Ah Seydi, ismail, Kemal, Kamber, Kadir, Mehmet, Muhammet, Mustafa, Mehmet Mustafa, Hacı Mustafa, Nedim, Osman, Mahmut, Recep, Ramazan, Selim, Riza, Al Riza, Metin, Turan, Tahir, İsmet, İhsan, Vahap, Yusuf, Abuzer, Haydar, Şaban, Şükrü, Faruk, ....... Kız isimleri: Ayşe, Cennet, Cemile, Emine, Elif, Hu~ru~, Fatma, Fadime, Beyaz, Tamam, Yeter, Döne, Döndü, Halime, Habibe, Hatice, Hanım, GüIhanım, GüIbeyaz, Meryem, ZüIfiye, Zeytun, Meral, Aysun, yurdagüI, Handan, Keziban, Nezaket, Nursel, Güler, Gülten, Gülperi, Rabia, Zibet,SİBEL vb... |
Nişanda, tüm akrabalar komşular çevrede bulunan yakın dostlar davet edilir. Özelikler geleneklerimizin çağdaşlaştığını bur da görüyoruz. Nişana imam ve belediyenin evlendirme memuru çağrılır. Nişan başlamadan önce gençlerin imam nikahı ve kanuni nikahı kıyılır. Tatlılar dağıtılır. Uygunsa yemek verilir veya çerez dağıtılır. Bir iki saatlik eğlence düzenlenir, eğlence sonunda nişan takıları takılır. Nişanlar genelde kız evlerinde yapıldığı gibi günümüzde düğün salonlarında da veya düğünle beraberde yapılıyor. Düğün kına nişan hapsi bir arada olacak deniliyor. Nişanlılık dönemi evlenecek kişilerin birbirlerini tanıma dönemi olarak da tarif edilir. Fakat bazı nişanlılık dönemleri 5 veya 6 yıl sürenler oluyor. Bu kızı ben nişanlayayım da başkası almasın gibisinden.
Erkek çocuklarının sünnet edilmeleri adetinde, yurdumuzun bir çok yöresinde yaşatılan "KİRVELIK" müessesesi Hekimhan merkezinde ve büyün köylerinde en canlı biçimiyle yaşatılmaktadır. Bazen çocuk doğmadan, daha çok da erkek çocuk doğduktan sonra, çocuğun babasının en çok samimi olduğu birisi, çocuk babası tarafından çocuğa "kirve" tutulur. Bundan sonra çocuğun ailesi ve kirvenin ailesi daha çok samimi olurlar. Kirve çocuğu görmeye gelir ve hediyeler getirir. Çocuğun sünnet yaptırılmasına karar alındığı zaman, kirveye haber verilir ve sünnetin ne zaman yapılacağı söylenir. Daha sonra kirveye takım elbise veya çamaşır türü giyecek, hanımına giyecek vs. yakın akrabalarına gönül alacak türden hediyeler alınır; sini bağlanır(baklavaya benzer tatlı) ve kirve görmeye gidilir. Kirve sünnet olacak çocuğa takım elbise yaptırır ve en güzel hediye kirveden beklenir. Sünnetten önce tüm tanıdıklara okuntu veya davetiye gönderilir. Sünnet olamadan bir önceki gece çocuğun kına gecesi olarak düzenlenir çalgılar çalınır, oyunlar oynanır, şarkılar söylenir, Hekimhan deyimiyle konu komşu eğlenirler. Eğlence bitmeden biraz önce sünnet olacak çocuğa kına yakılarak eğlence gecesi bitirilir. Sünnet günü kazanlar kurulur ve davetliler için sünnet aşı pişirilir. Bu yemekte her zaman pilav bulunur. Pilav in yanında da; etli patates, kuru fasulye, taze fasulye, türlü, cacık, karpuz, kavun, üzüm gibi yemek ve yiyeceklerden bin veya bir kaçı bulunur. Sünnetler genellikle tatil günlerinde ve öğlen namazından sonra yapılır. Davetliler toplandıktan sonra Mevlit okunur. Çocuk kirvesinin elini öptükten sonra kucağına oturarak veya yanında bulunarak, kirve çocuğa cesaret ve güven verir. Salavat getirilerek sünnet edilir. Ağlamaması için lokum verilir Çocuk sünnet olduktan sonra hem erkekler, hem de kadınlara ve çocuklara yemek verilir. Yemeğini yiyen erkekler kirveye ve çocuğun babasına "Hayırlı Olsun" şeklinde,ki dilek ve temennilerinden sonra ayrılırlar. Kadınlar ise yemeklerini yedikten sonra hem maddi durumlarına, hem de yakınlık derecelerine göre sünnet olan çocuğa altın veya para takarlar Kirveler arasında çok siki bir bağ oluşur Hatta kirveler biri birlerini kardeşlerin den daha fazla sever ve korurlar. Dahası biri birlerinden kız alıp, vermezler. |

|

SEÇİM AVŞAR (RAMAZAN DAVULCUMUZ) |
|